Sporda Sponsorluk Kavramı

İstanbul, 2010

Sponsorluk günümüzün de ekonomik, modern, güçlü bir iletişim ve pazarlama aracı olarak ortaya çıkmıştır. Halk tarafından algıladığının aksine sponsorluk, sponsor alanlara yapılmış bir bağış veya yardım değildir.

Sponsorluk “gerçek veya tüzel kişilerce, dolaylı olarak ticari fayda sağlamak yada sosyal sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla iletişim olanakları karşılığında aynı ve/veya nakdi destekte bulunulmasıdır”(GSGM Yönetmenliği madde.4). Yani gerçek veya tüzel kişiler tarafından kendi adlarının belirtilmesi koşulu ile yapılan faaliyetlerin giderlerinin karşılanmasıdır. Sponsorluk ile amaç, ticari olmayan dolaylı yöntemlerle kendisini, hizmetini veya ürününü tanıtmak, kitleler üzerinde iyi etki bırakmak, reklam yasaklarına takılmamak ve kitleler ile daha etkin iletişim kurabilmektir.

Sponsor olan gerçek veya tüzel kişiler hitap etmek istedikleri kitleler üzerinde direk olarak değil fakat dolaylı olarak etki etmektedirler. Sponsor olanlar kendi kurumlarını, hizmetlerini veya ürünlerini kitlelerin bilinçaltına yerleştirerek onların tercihlerini yönlendirmeye çalışmaktadırlar.

Bu nedenle sponsorlar için spor artık sadece bir spor değildir, onlar için spor kitlelerle olan iletişimin kurulması ve yapmak istedikleri pazarlama için bir araçtır.

Sporun yapıldığı veya etki ettiği alanlarda spor aktörlerinin spor araç ve gereçlerinin üzerine yazılı veya yazısız sanal bir şekilde, gerçek veya tüzel kişilerin hizmetlerinin veya ürünlerinin tanıtımını sağlayan her türlü işaret doğrudan tanıtım sayıldığından, kişileri etkilemeye yönelik olduğundan ve ticari sayıldığından reklam olarak kabul edilmektedir. Yani sponsorluktan farklı olarak reklam, bir malı, hizmeti, gerçek veya tüzel kişileri tanıtmak için doğrudan yapılan ticari faaliyettir. Sponsorlukta amaç kitleleri etkilemek olmasına rağmen muhatap direk olarak sponsorluk alan kişiler veya kurumlardır.

Hukuki anlamda olarak gerek borçlar kanununda gerekse başka kanunlarda “sponsorluk sözleşmesi” olarak düzenleme yapılmamıştır. Yani sponsorluk konusunda ayrı bir başlık bulunmamaktadır.

Sponsorluk sözleşmeleri, kanunlar ile düzenlenmiş veya kanunla hiç düzenlenmemiş bir çok sözleşme türlerini içermektedir. Bu nedenle her bir sponsorluk sözleşmeleri ayrı ayrı değerlendirilebilir, hepsine ortak bir isim verilemez, kanunlarımızda tanımlanmamıştır. Yine de bu tanımı ile sponsorluk sözleşmelerini “karma sözleşme” olarak belirleyebiliriz.

Bu tanıma bağlı olarak Sponsorluk sözleşmelerinden doğan ihtilaflara da sponsorluk sözleşmesinin içeriği dikkate alınarak Borçlar Kanununun genel hükümleri uygulanmalıdır. Eğer Borçlar Kanununun genel hükümleri ile ihtilaf çözülemiyorsa, bu durumda hakim, tarafların ortak iradeleri ve sözleşmenin içeriğini dikkate alarak ve takdir hakkını kullanarak kendisi hukuk yaratabilir ve ihtilafı çözebilir.

Av. Bayram Ali Hacımustafaoğlu

____________________
Hülya İmamoğlu, “Spor Sponsorluğuna İlişkin Düzenleme Üzerine Bir Değerlendirme, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2009
Bu yazı Bütün Yazılar kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.