Kentsel Dönüşüm Hakkında-2

İstanbul, 2012

İdare tarafından talep edilmesi halindi riski yapılardaki elektrik, su, doğalgaz gibi hizmetler durdurulabilmektedir. Riskli yapıların yıktırılmasında ve tahliyesinde öncelikle yapının sahipleri ile anlaşma yoluna gidilir. Anlaşma ile tahliyenin sağlanması halinde, hem yapı sahiplerinin kendilerine hemde kiracılarına geçici konut, iş yeri veya kira yardımı sağlanabilir. Fakat bu yardımların verilmesi kesin ve zorunlu değildir, ancak İdare ile diğer tarafların anlaşmaları halinde ve bu anlaşmanın şartlarına göre belirlenir.

Yapının riski olduğu kesinleştikten sonra bir sonraki aşamaya yani bu yapının yıkılması aşamasına geçilir. Bunun için İdare tarafından önce yapı maliklerine yazı gönderilerek 30 gün içerisinde yapının tahliye edilmesi ve yıktırılması istenir. Bu süre içerisinde yapı malikler tarafından tahliye edilmezse ve yıktırılmazsa bu kez İdare ikinci bir yazı gönderir. Bu ikinci yazıda yapının belirlenen süre içerisinde yapı malikleri tarafından yıktırılması, yıktırılmaması halinde, idare tarafından yıktırılacağı ve masraflarının de kendilerinden tahsil edileceği bildirilir. Eğer yapı İdare tarafından yıkılırsa bu yıkım masrafları tapu kütüğüne işlenir.

Binanın yıkılmasından sonra bina artık arsa haline gelir, üzerindeki kat irtifakı veya kat mülkiyeti ibareleri kaldırılır. Diğer ipotek veya benzeri kısıtlamalar ise arsa sahiplerinin hissesi üzerinden devam eder.

Bu aşamadan sonra artık üçüncü bir aşamaya yani arsanın yeniden  yapıya dönüştürülmesi işlemlerine geçilir. Çünkü riskli binanın yıkılması ile işlemler sonuçlanmış olmaz. Bu aşamalardan sonra kanunun gerçek amacı olan yeni yapılaşmanın sağlanması gerekmektedir. Bunun içinde öncelikle idare arsa sahiplerine tebligat yapar. Bu tebligattan sonra otuz gün içerisinde arsa sahiplerinden en az üçte iki çoğunluk ile anlaşma sağlayamazsa bu kez acele kamulaştırma hükümleri devreye girecektir ve arsanın kamulaştırması yoluna gidilecektir.

Arsa üzerindeki haklar ve tasarruflar arsa sahiplerinin hisseleri dikkate alınarak üçte iki çoğunlukla karara bağlanır, bütün hissedarların kabulü gerekli değildir. Arsanın değerlendirilmesi ve kullanılması ile ilgili bu kararlara katılmayan hissedarların hisseleri öncelikle tespit edilecek rayiç değer üzerinden diğer hissedarlara teklif edilir. Diğer hissedarların almaması halinde rayiç bedel Bakanlıkça ödenir ve hisse Hazine adına tescil edilir. Burada hissenin değerin hisse sahibi tarafından değil, bir komisyon tarafından tespit edilmektedir. Yani hisse sahibi kendi mülkünün değerini kendisi tayin edememektedir.

 Av. Bayram Ali Hacımustafaoğlu

Bu yazı Bütün Yazılar kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.